ABD yaptırımları ve azalan petrol rezervleri nedeniyle zor günler geçiren Küba yönetimi, uluslararası hava yolu şirketlerine sağlanan yakıt desteğini geçici olarak askıya aldı. Yaklaşık bir ay süreceği belirtilen bu kararın, özellikle uzun menzilli uçuş yapan uçakları başka ülkelerde teknik yakıt durakları yapmaya mecbur bırakacağı ifade ediliyor.
Uçuş Programları Değişti, Bazı Seferler İptal Edildi
Gelişmenin ardından bazı yabancı hava yolu firmalarının Küba’ya yönelik tarifeli seferlerini durdurduğu bildirildi. Ada ülkesinde bulunan yaklaşık 3 bin yolcunun tahliyesi için ise yolcusuz özel uçuşların planlandığı aktarıldı. Havacılık sektöründe yaşanan bu aksama, turizm gelirlerine de olumsuz yansıma riski taşıyor.
Yakıt Önceliği Gıda ve Elektriğe Verilecek
Hükümet kanadından yapılan açıklamalarda, mevcut yakıtın temel ihtiyaç alanlarına yönlendirileceği vurgulandı. Yetkililer, özellikle gıda tedariki ve elektrik üretiminin kesintisiz devam edebilmesi için tasarruf önlemlerinin devreye alındığını, döviz kazandıran sektörlerin ise korunmaya çalışıldığını belirtiyor.
Fiyatlar Yükseldi, Günlük Hayat Zorlaştı
Yakıt sıkıntısının etkisi yalnızca ulaşım alanıyla sınırlı kalmadı. Ülkede başta temel gıda ürünleri olmak üzere pek çok mal ve hizmette fiyat artışları gözlenirken, şehir içi ulaşım ücretlerinde de ciddi zamlar yaşandı. Artan maliyetler halkın günlük yaşamını doğrudan etkiliyor.
“Teslim Olmayacağız” Mesajı
Küba Devlet Başkanı, yaptığı son açıklamalarda uygulanan petrol kısıtlamalarını sert sözlerle eleştirerek ülkenin dış baskılara rağmen direneceğini dile getirdi. Yetkililer, enerji ihtiyacının karşılanabilmesi için günlük yaklaşık 110 bin varil petrole ihtiyaç duyulduğunu, ancak mevcut tedarikin bunun oldukça altında kaldığını belirtiyor.
ABD Kararı Krizi Derinleştirdi
Öte yandan ABD yönetiminin, Küba’ya petrol sağlayan ülkelere yönelik ticari yaptırım kararları da enerji krizini büyüten unsurlar arasında gösteriliyor. Washington yönetimi bu adımın ulusal güvenlik gerekçeleriyle atıldığını savunurken, Havana ise iddiaları reddederek ekonomik baskının siyasi amaç taşıdığını öne sürüyor.





