TL Tahvil Faizleri Yükselişte: Yabancı Satışları Arttı! Son dönemde artan jeopolitik risklerin etkisiyle Türkiye varlıklarına yönelik yabancı yatırımcı ilgisi zayıflarken, hem hisse senedi hem de tahvil piyasasında sert çıkışlar dikkat çekiyor. İşte Detaylar…
Hisse ve DIBS Yabancı İşlemleri – 13 Mart Haftası
TL tahvil piyasasında son dönemde Orta Doğu kaynaklı jeopolitik risklerin artmasıyla birlikte yabancı yatırımcı çıkışlarının belirgin şekilde hız kazandığı gözlemleniyor. Artan satış baskısı özellikle kısa vadeli tahvillerde daha sert faiz yükselişlerine yol açarken, getiri eğrisindeki tersine dönüşü de derinleştiriyor.
Nitekim 2 yıllık tahvil faizi %44,70’e yükselirken, 5 yıllık %39,32 ve 10 yıllık tahvil faizi %35,27 seviyesine çıktı. Bu görünüm, 2-10 yıl vadeli getiri farkının (spread) -943 baz puan ile güçlü biçimde negatife dönmesine neden oldu. Jeopolitik tansiyona ilişkin olarak ABD cephesinden gelen, İran’ın enerji altyapısına yönelik olası askeri adımların geçici olarak ertelendiğine dair açıklamalar sonrasında piyasalarda sınırlı bir toparlanma izlense de, spread halen -884 baz puan seviyesinde bulunarak ters eğrinin sürdüğüne işaret ediyor.

Öte yandan, ekonomi yönetiminin uyguladığı politikalarla 2025 başından bu yana TL tahvil piyasasına yaklaşık 10 milyar dolarlık yabancı girişi gerçekleşmişti. Ancak son dönemde risk algısındaki bozulmayla birlikte bu eğilim tersine dönmüş durumda. Sadece son dört haftada tahvil piyasasından çıkış 5,8 milyar doları aşarken, 13 Mart haftasındaki satışın 2,9 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmesi dikkat çekiyor.
Benzer şekilde hisse senedi piyasasında da yabancı çıkışları hız kazanmış olup, son iki haftada 1,1 milyar dolarlık satış gerçekleşti. Böylece, hem hisse senedi hem de DİBS piyasasında son iki haftalık toplam yabancı çıkışı 5,7 milyar dolara ulaşmış durumda.
Özetle, artan jeopolitik risklerin Türkiye risk primini yukarı çektiğine, kısa vadeli faizlerde yukarı yönlü baskıyı artırdığına ve yatırımcıların daha temkinli bir pozisyonlanmaya geçtiğine işaret ediyor. Tersine dönmüş getiri eğrisi ise piyasanın hem kısa vadede yüksek faiz ortamının süreceğini fiyatladığını hem de orta-uzun vadede büyüme ve enflasyon görünümüne dair belirsizliklerin devam ettiğini ortaya koyuyor.





